|
Okulda matematik öğrenmek için binlerce saatimi harcadım. Binlerce saatimi dil ve edebiyat öğrenmeye verdim. Binlerce saatim Fen bilgisi, Coğrafya ve Tarih derslerine gitti. Sonra kendi kendime sordum: Ben belleğimin nasıl çalıştığını öğrenebilmek için acaba kaç saatimi ayırdım? Her gün kitapları okuyup, notlar tutarken kullandığım gözlerimin nasıl görev yaptığını öğrenmek için acaba ne kadar zaman harcadım?
Öğrenmeyi nasıl gerçekleştirdiğimi bilmek için kaç saat ders aldım? Beynimin nasıl çalıştığını öğrenebilmek için kaç saatimi verdim? Nasıl düşündüğümü, nasıl hatırladığımı, düşüncenin yapısını, onun bedenime etkisini öğrenebilmek için neleri feda ettim? Cevabım: Bu amaçlar için tek bir saat bile harcamadım, bu konuda hiçbir çaba göstermedim ve hiçbir fedakarlık yapmadım, oldu.
Başka bir ifadeyle beynimi en iyi nasıl kullanacağımı şimdiye kadar hiç düşünmemiştim. Üniversiteyi bitirdikten sonra, bir gün büyük bir kütüphaneye gittim ve görevliye “beynimi nasıl kullanacağım”la ilgili bir kitap olup olmadığını sordum. Görevli bana “Tıp kitapları üst katta.” dedi. Ben beynimi çıkarmak istemediğimi, onu kullanmak istediğimi söyledim. O da bana: Şey, o konuda kütüphanemizde hiçbir kitap yok!, dedi. Yüz binlerce kitabın olduğu bir kütüphanede en değerli organımızı nasıl kullanabileceğimizle ilgili tek bir kitap bile yoktu. O halde ben bir tane yazmalıyım dedim ve yazdım. Devamı...
|