Üye Giriş

Kullanıcı Adı / Öğrenci No:  
Parola  
 
Beni Unutma:
Şifremi Unuttum

Mezun İlköğretim Dershanesi'nden bütün ilköğretim 4. - 5. - 6. ve 7. sınıf öğrencilerine:

ÖDS

(Ödüllü Deneme Sınavı)

Sürpriz Ödüller
Büyük İndirimler
sizi bekliyor...

Tarih: 17 - 18 Ocak 2009

Adres: Ragıp Tüzün Cad. No: 159

Yenimahalle/ANKARA

Sınav tarihinden önce Sınav Giriş Kartınızı alınız...

www.mezunilkogretim.com  

KPSS Kursları - Lisans ve Lisans Sonrası Öğretim Programları

2008/4 KPSS Tercihlerinde Kafa Karışıklığına Son!

Mezun Akademi'de Ücretsiz Tercih Danışmanlığı var!...

Tıklayınız...

Öğretmen adaylarına özel % 20 indirimli kayıtlarımız devam ediyor. 

www.mezunakademi.com

Sadece  Matematik  Kaynakları Üretir.

 

Math Club Kolay ÖSS Matematik Soru Bankalarını Edindiniz mi?

 

Matematikle ilgili orijinal fikir ve eserlerinizi değerlendiriyoruz.

www.mathclub.com.tr

Birleşik Kitabevi

Kitaba Ulaşmanın En Kolay Yolu: 
Sanal Kitap Mağazanız

KİTAP YURDU

İnternet kitapçınız

 

   Toplam Ziyaretçi:442027

  Danışma Hattı

Ankara/Kızılay         0312 435 20 20
Ankara/Yenimahalle 0312 327 60 66
Adapazarı               0264 277 36 45
Antalya                   0242 322 55 30
Kırıkkale                  0318 212 10 02

…SEVMEK DE ZOR, SEVMEMEK DE…
“Güçlükler, zamanında yapılmayan işlerin birikmesi sonucunda ortaya çıkar.”

Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. Bir şeyin aslında, ne kadar bilgi varsa, o kadar sevgi vardır...”

Merhaba Arkadaşlar,

 

Girişte önceleri zor gelen, sevmediğimiz bir dersi veya konuyu sevmeye başlamanın aslında büyük gizemler barındıran bir iş olmadığını söylemiştik.

 

Yine bazı arkadaşlarınız anlayıp sizin anlayamadığınız konuların ya da derslerin olabileceğini, ama buradaki temel farkın bir zeka farkı olmadığını söylemiştik.

 

Bir zeka farkı değil, ama bir zihniyet, bir inanç ve yaklaşım farkı olduğu açık. Waitley’in sözünü hatırlayalım: “Zihin, paraşüte benzer; ancak açıldığında işe yarar.”

 

Evet arkadaşlar, öncelikle bu derslere, bu konulara zihnimizi açacağız. Nasıl mı? Öncelikle “Ben yapamam, ban anlayamam, bu konu beni aşar, bu ders çok zor …” demeyi bırakacağız. Tüm bunların olumsuz, bizi bağlayan, sınırlandıran ön yargılar (batıl itikatlar) olduğunu bileceğiz.

 

(Meraklısına not: 4 - 5 Yüzyıl önce İngiliz filozofu F. Bacon da bilimin gelişmesi önündeki en büyük engeller olarak İdol adını verdiği batıl itikatlar'dan bahsediyordu. Demek ki, batıl itikatlar ilerlemenin her türüne engelmiş! Lütfen kurtulalım!)

 

Yan sınıftaki, hatta yan sıradaki arkadaşının anladığı, yapabildiği bir şeyi siz neden yapamayacakmışsınız: Onun sizden ne gibi bir üstünlüğü ya da sizin ondan giderilemeyecek ne gibi bir eksiğiniz var? Zamanında yapılmamış çalışmalar veya yukarıda sözünü ettiğimiz batıl itikatlar(!) dışında…

 

  

Ayrıca bakın, “zorluk” diyoruz, “güçlük” diyoruz; “imkansızlık” demiyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bunu yapabilen bir çok insan var. Ama yine biliyoruz ki, bu dersler, herkesin yapabileceği basitlikte de değil. İşte zaten sizin farkınızı ortaya çıkaracak olan da bu değil mi? Bu zorluğa/zorluklara rağmen, başarmak.

  

Yüz yıl kadar önce bir devlet adamı “Bana bu mesele zor demeyin! Zor olmasaydı, mesele olmazdı.” demişti. (B. Franklin)

  

Yine bütün anlamlı ve en azından kişisel tarihimizde yer ve yankı bulan başarılarımızın kökeninde bir güçlüğün aşılması var değil midir?

  

Unutmayın: Temelde, limitleri koyan zihinlerimizdir. (Sanırım, dershanemiz katalogunun girişindeki R. Bannister’in yaşanmış hikayesini daha önce okumuşsunuzdur.)

  

Vakit, zihnimizin koyduğu limitleri kırmanın, ön yargılardan kurtulmanın vaktidir.

  

Sevgi mi önce gelir, çaba mı?

 

 Yine önemli bir yanılgımız da dersleri sevip sevmemeyle ilgili olandır. “Ben bu dersi sevmiyorum… Şu ders ne kadar sıkıcı… Filanca ders ne kadar saçma…” v.s.

  

Gerçekten mi?

 

İyi de sen o dersi saçma olup olmadığını anlayacak kadar anladın mı? Hiçbir çaba harcamadan dersi sevmeni ve anlamanı sağlayacak bir ilham gelmesini mi bekliyorsun? Peki sahiden dünya üzerinde, temelinde çaba ve emek yer almayan bir sevgi var mıdır acaba? Ya siz, anne– babanızın, kardeşinizin ya da arkadaşınızın sizi sevdiğine, size değer verdiğine nasıl karar verirsiniz? Kuru sözlerle mi, yoksa sizin için yaptıklarına bakarak mı?

  

Peki siz, hani o sevmediğinizi söylediğiniz ders için kaç saatinizi harcadınız, kaç gece uykusuz kaldınız?

 

Hala "Ama ben bunu sevmiyorum ki!" diyorsun, onun sana kendisini sevdirmesi için beklemekte kararlısın, öyle mi? (Narsist misin, Nesin sen?)

  

Aşık Veysel’in “Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa!” sözünü de hiç duymadın öyleyse sen. Neymiş: "Güzelliği on para etmezmiş, Veysel'deki aşk olmasa!" Yani önce Veysel sevmiş, sevgisi için emek vermiş, sonra sevdiğindeki güzellik ortaya çıkmış; bir anlam ve değer ifade eder olmuş. Yine soruyorum: Peki sen o dersi sevmek için, anlamak için ne kadar çaba sarfettin?

  

Peki, bu zorluklar nasıl ortaya çıktı?

  

Evet, arkadaşlar, özellikle zor dediğimiz, zor bulduğumuz derslerin konularının daima biri birine eklenerek ilerlediğini biliyoruz. Öyle ki, konular, kavramlar, ilişkiler, formüller biri birine eklenerek ilerlediği için başlangıçta basit gelen, “Ee, bunda ne var?” dediğiniz konular bir yere gelir, çözümü güç düğümler halini alır. Başlangıçta anladığımız dersi artık anlamaz olursunuz. Birkaç hafta sonra sorulan soruları bile anlayamazsınız.

  

Buradaki yanlışı hepiniz biliyorsunuz aslında: Başlangıçta hafife aldığınız, tekrar etmeye üşendiğiniz konuların birikmesi ve unutulması sonucunda, artık onlara bağlı olan yeni konuları, yeni bilgileri anlayamamak. Evet, temel yanlış bu.

  

Bu haftalık bu kadar fırça (pardon rehberlik) yeter. İleriki sayılarda bunu konuşmaya devam edeceğiz. Ama siz şimdilik rehber öğretmenlerinizle de görüşerek, geriye dönük genel tekrarlar yapmaya devam ededurun.

Sağlıcakla …

MEZUN ÖSS

Üniversiteye Hazırlık Dergisi

- Seçme Rehberlik Yazıları -

Merhaba

Nedir Bu ÖSS?

Hayatımız Sınav (mı?)

Amacın Neydi? 

Eleştirilmek

Uzun İnce Bir Yoldayım

2009 ÖSS Adaylarına Son Fırsat: Yoğun (Hızlandırılmış) ÖSS Kursu

Bekleyenler ve Yapanlar 

Evet, Aşık Veysel’in dizelerini hatırlatalı birkaç hafta oldu. Yani birkaç hafta daha geride kaldı.

'Zamana ben mi çok takıyorum, yoksa siz de benimle aynı fikirde misiniz?' bilmiyorum. Ama zaman dediğimiz şey aslında hayatın ta kendisi değil mi? Zamanla oluyor mu her şey.

“Ben yaşarken oldu herşey.” diyor, bir şair. Evet, biz yaşarken oluyor herşey. 

Bizim bu olup bitenler karşısında aldığımız tavır, zamanı değerlendirme biçimimiz, bizi diğerlerinden ayırıyor.

Devamı için tıklayınız...

Sevmek de Zor, Sevmemek de 

Matematik Hiç Bu Kadar Kolay ve Zevkli Olmamıştı!

 

Math Club Kolay Matematik Serisini incelediniz mi? 


"Öğretir ve Hız Kazandırır"

Sövüldüğümde oldu... 

Denemek  

Motivasyonunu Koru

Lao Tzu'nun Hikayesi 

Bir Fizik Sorusu Kaç Yolla Çözülür? 

Zeka Testi

Zaman Yönetimi: Kavanoz 

7 Gerçek

Algılarımız ve İlkelerimiz

Sıra Dışı İş Başvurusu

Etkili Öğrenme - 1

Etkili Öğrenme - 2 

Ağustos Böceği ve Karınca 

Test Tekniğinizi Geliştirin

Netlerinizi Artırmanın Püf Noktaları

Mucizeyi Beklemeyin ...

Adım adım test çözme becerisi

 



Selanik 1 Caddesi No : 16 Kızılay / ANKARA 
Tel : 0312 435 20 20(Pbx) Fax : 0312 430 18 24
infomezundersanesi.com
www.mezundersanesi.com